Düşün:
Evren tehlikede…
Ve onu kurtarması gereken kişi Stuart.
Evet, yanlış duymadın.
The Big Bang Theory’nin en talihsiz ama en sempatik karakterlerinden Stuart Bloom, bu kez başrolde. Ama işler pek de yolunda gitmiyor—çünkü Stuart, alıştığımız gibi yine işleri eline yüzüne bulaştırıyor.
Bir cihaz bozuluyor…
Gerçeklik çatlıyor…
Ve çoklu evren darmadağın oluyor.
Ama belki de bu diziyi izlenir kılan tam olarak bu:
Kusursuz kahramanlar değil, hatalarıyla komikleşen karakterler.
Üstelik tanıdık yüzler geri dönüyor, alternatif evrenler devreye giriyor ve her bölümde işler biraz daha çığırından çıkıyor.
Kısacası:
Bu dizide kahramanlık yok.
Ama bol bol kaos, mizah ve sürpriz var.
Ve bazen… evreni kurtaramamak, en eğlenceli hikâyedir.