ABD-İran Görüşmeleri Petrol Piyasasını Nefessiz Bıraktı

Küresel enerji piyasaları, diplomasi ve jeopolitik gelişmelerin gölgesinde yeni bir dönemece girmiş durumda. Petrol fiyatları, haftanın ikinci gününde önemli bir dalgalanma yaşamadan yatay bir seyir izlerken, piyasaların odağı yeniden başlayan nükleer görüşmeler ve Orta Doğu’daki askeri hareketliliğe çevrildi.


Reuters tarafından aktarılan verilere göre, Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 0,2 oranında gerilerken, ABD tipi ham petrol (WTI) bir önceki günün kapanış seviyelerine yakın seyretti. Yatırımcılar, özellikle enerji arzının güvenliği açısından kritik bir bölge olan Hürmüz Boğazı çevresinde artan askeri faaliyetleri ve diplomatik temasları yakından izliyor.

Jeopolitik Riskler ve Piyasa Hassasiyeti

Dünya petrol sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda, İran Devrim Muhafızları tarafından gerçekleştirilen geniş çaplı deniz tatbikatları, küresel enerji piyasasında tedirginliğe yol açtı. “Hürmüz Boğazı’nın Akıllı Kontrolü” adı verilen tatbikat kapsamında, bölgedeki potansiyel güvenlik tehditlerine karşı senaryolar test edildi.

Tatbikatlar sürerken, ABD de bölgedeki askeri varlığını artırdı. USS Gerald R. Ford ve USS Abraham Lincoln uçak gemilerinin konuşlandırılması, jeopolitik tansiyonun yükseldiğine dair önemli bir işaret olarak yorumlandı.

Piyasa analistleri, mevcut petrol fiyatlarının büyük ölçüde jeopolitik risk primi sayesinde yüksek kaldığını vurguluyor. IG’de piyasa analisti olarak görev yapan Tony Sycamore, jeopolitik destek olmaması halinde petrol fiyatlarının varil başına 60 doların altına gerileyebileceğini belirtti.

Cenevre’de Kritik Diplomasi Trafiği

Gerginliğin ortasında, nükleer program konusunda uzun süredir karşı karşıya olan Washington ve Tahran, İsviçre’nin diplomasi merkezi Cenevre’de yeniden masaya oturdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, görüşmeler öncesinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Grossi ile bir araya gelerek sürece ilişkin temaslarda bulundu.

ABD heyetine ise eski Başkan Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner liderlik ediyor. Taraflar arasında dolaylı yürütülen görüşmelerde Ummanlı yetkililer arabuluculuk rolü üstleniyor.

Araghchi, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Adil ve dengeli bir anlaşmaya ulaşmak için gerçekçi fikirlerle Cenevre’deyim. Ancak tehditler karşısında teslimiyet masada değil” ifadelerini kullandı. Trump ise sürece dolaylı şekilde dahil olduğunu belirterek Tahran yönetiminin anlaşmaya varma isteği taşıdığına inandığını dile getirdi.

Belirsizlik ve Olası Senaryolar

6 Şubat’ta Umman’ın başkenti Maskat’ta gerçekleştirilen ilk temaslar her iki tarafça “iyi bir başlangıç” olarak değerlendirilse de uzmanlar kısa vadede büyük bir uzlaşı beklemiyor. İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurma talebine karşı çıkarken, Washington yönetimi balistik füze programı ve bölgesel faaliyetler konusunda daha kapsamlı sınırlamalar talep ediyor.

Bu diplomatik sürecin sonucu, petrol piyasalarının yönünü doğrudan etkileyebilir. Zira OPEC ve müttefiklerinin nisan ayından itibaren üretim artışını yeniden başlatma eğiliminde olduğu biliniyor. Ancak bu kararın, ABD-İran geriliminin tırmanıp tırmanmayacağına bağlı olarak şekillenmesi bekleniyor.

Kısacası, enerji piyasaları şu an yalnızca ekonomik verileri değil, diplomatik masalardan çıkacak sonuçları da fiyatlıyor. Cenevre’deki görüşmelerin seyri, sadece petrol fiyatlarını değil, küresel enerji güvenliğinin geleceğini de belirleyebilir.

Sonraki Haber Önceki Haber